Otuzsekiz yaşında gözlerini kaybeden Cemil Meriç, bir cinnetin veya intiharın eşiğine sürüklenir. Düşünce adamı boşluktadır, üstelik acılarını dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyeti vardır.

Cemil Meriç, miskinler tekkesi olarak kabul ettiği fildişi kulelerin dışındaki aydın olacakken, fildişi kuleye sığınmak zorunda kalır. Yıllarca fildişi kulesindedir, yıllarca yalnız. Kavganın dışındadır, fikir ve sanat kavgasının. Politikadan da, kurtarıcılığına inanmadığı için kaçar.

Cemil Meriç’in yeri hep kütüphane olmuştur. Kütüphanesinde bir Don Kişot o. Argoya, arenaya, ateş hattına, politikaya hiç inmemiş; yol gösterici, aydınlatıcı, uyarıcı olmuş hep.

70’li yıllarda fildişi kulesinden çıkar. Makalelerinde, yayımladığı eserlerde Asya’nın Avrupa ile hesaplaşmasına tanık oluruz, 150 yıldır gölgeler aleminde yaşayan ve insanından kopan aydının trajedisini izleriz adım adım; kaypak, müphem, tarif edilmemiş, Avrupa’nın emellerini dile getiren ama bizim şuursuzca benimsediğimiz mefhumlar, ideolojiler, sloganlar... aydınlığa kavuşur tek tek gözlerimizin önünde.

İşte makalelerinden bir kısmını sizlere takdim ediyorum.

 

Bu Firar Bir Kabil Kompleksi

Din, Afyon Mudur?

Mehlika Sultan'a Aşık 7 Genç

Slogan, İlkelin İdeolojisi

Sen Bir Az-Gelişmişsin

Sağ ile Sol

Kutuplar